Skip to content

Archive

Tag: selanik

“SELANİK’TEN TUZLA’YA” MÜBADELE SEMPOZYUMU

II

ÖZETİ

Selanik'ten Tuzla'ya Mübadele

 

29 OCAK 2011

TUZLA SAHİL SİNEMASI

 

 

 Tuzla Sosyal Dayanışma ve Yardım Derneği ile Lozan Mübadilleri Vakfı’nın birlikte organize ettikleri “Selanik’ten Tuzla’ya Mübadele” isimli sempozyumun ikincisi 29 Ocak 2011 Cumartesi günü Tuzla Sahil Sineması’nda yapıldı.

 

Katılımın yine son derece yüksek olduğu sempozyum Tuzla’da artık geleneksel hale geldi. Selanik, Kavala ve Girit’li mübadillerin iskan edildiği Tuzla’da mübadele ve Tuzla’lıların tarihine artık her yıl en az bir kere dokunulacak. Yerel ve ulusal basının da ilgi gösterdiği sempozyum, geçen seneki sempozyum ve anma gününü özetleyen bir slayt gösterisiyle başladı. Açılış konuşmasında Tuzla Sosyal Dayanışma ve Yardım Derneği Başkanı Nursen Temizel ilk sözü aldı;

Temizel, bu sempozyumları geleneksel hale getirdiklerini. Her sene mübadele sözleşmesinin yıldönümüne denk gelen zamanlarda bu etkinliklerin tekrarlanacağını söyledi. Dernek başkanı konuşmasında bugün İTÜ Denizcilik Fakültesi sınırları içinde kalan Tuzla Tahaffuzhanesi’nin önemine, ancak bu mekanı sözleşmenin yıl dönümü olan 30 Ocak tarihlerinde dekanlık tarafından izin verilmemesi nedeniyle ziyaret edememelerine de yer verdi. Tahaffuzhanenin mübadillerin yeni vatanlarına ayaklarını bastıkları ilk toprak parçası olduğunu belirten Temizel, tahaffuzhane binalarının mutlaka “Mübadele Müzesi” olması için çalışma başlattıklarını, bu konuda Tuzla Belediyesi’nden destek istediklerini, bu hayalin gerçek olması için tüm meşru yolları sonuna kadar zorlayacaklarını belirtti. Nursen Temizel, bir gün sonra tahaffuzhane önündeki iskelede geçen seneki gibi temsili mübadil karşılaması ve denize çiçek atma etkinliğine tüm mübadil dostlarını davet ederek konuşmasını tamamladı.

Nursen Temizel

İkinci konuşmayı Lozan Mübadilleri Vakfı başkanı A.Ümit İşler yaptı. İşler mübadelenin artık sıkça konuşulması ve tartışılmasından duyduğu mutluluğu belirtirken benzer sempozyum ve etkinliklerin yeni nesildeki kültürel belleği canlı tutma adına ne kadar önemli olduğundan bahsetti. İşler mübadil dostlarını selamlayarak konuşmasını tamamladı.

A.Ümit İşler

Son açılış konuşmasını Tuzla Belediye Başkanı Şadi Yazıcı yaptı. Yazıcı Tuzla mübadillerinin Tuzla’da bir nüveyi temsil ettiğini ve bu yüzden mübadillere özel bir ilgi duyduğunu söyledi. Başkan nostaljik bir çalışma yaparak çeşitli gemilerle Tuzla’dan Selanik’e gidilip geri dönülmesini içeren bir etkinlik yapmayı hayal ettiklerini belirtti. Yazıcı katılımcıları selamlayarak konuşmasını bitirdi.

Şadi Yazıcı

Açılış konuşmalarının ardından Tuzla Sosyal Dayanışma ve Yardım Derneği korosu rumeli türkülerinden kısa bir seçki sundu. İstanbul Devlet Operası sanatçısı Pınar Temizel Çulha’ da bir rumeli türküsü seslendirdi.

Dinletinin ardından Nursen Temizel sempozyum konuşmacıları ve oturum başkanını anons ederek sahneye davet etti. Lozan Mübadilleri Genel Sekreteri Sefer Güvenç’in oturum başlanlığını yaptığı sempozyumun konuşmacıları sırasıyla; 

Bilkent Üniversitesi’nden Prof.Dr. Rasim Özyürek,

Marmara Üniversitesi’nden Neval Konuk,

Yıldız Teknik Üniversitesi’nden Elçin Macar,

Yeditepe Üniversitesi’nden Gökçe Bayındır Goularas,

Araştırmacı Yazar Kaan Temizel ve

Gazeteci İskender Özsoy’du.

Konuşmacılar

İlk konuşmayı yapan Prof.Dr Rasim Özyürek mübadil muhacirlerin yeni Türkiye Cumhuriyeti’ne kattıklarını, Selanik ve Kılkış Türklerinin eski memleketlerindeki hayatlarının detaylarını anlattı. Özyürek göç etmiş, acı çekmiş mübadillerin hayata tutunuşlarına da değindi.

Prof.Dr. Rasim Özyürek

İkinci konuşmacı Neval Konuk’tu. Konuk sunumunda görsellerle desteklenmiş olarak Kılkış ve Kavala’daki Osmanlı eserlerinden bahsetti. Bugün ayakta kalan ve kalmayan türk dönemi eserlerden fotoğraflar da gösteren konuşmacı aynı zamanda dönem Kılkış ve Kavala’sının nüfus yapıları ve köyleri üzerine de bilgiler verdi.

Neval Konuk

Sonraki konuşmacı Elçin Macar “mübadil” ve “muhacir” kavramları üzerine bilgiler verirken 30 Ocak 1923 tarihinde imzalanan “Mübadele Sözleşmesi Protokolü” hakkında da konuştu. Mübadele kararına nasıl varıldığı, kararı hazırlayan şartları ve kararın uygulaması safhalarını anlatan Macar sözleşme hakkında bir takım teknik bilgiler de verdi.

Elçin Macar

Dördüncü konuşmacı Gökçe Bayındır Goularas bugün Türkiye’de yaşayan Selanik Türklerinin çocuk ve torunlarının halen nasıl bir tutkuyla Selanik şehrine bağlı olduklarını çeşitli sembollerden yararlanarak anlattı. Konuşmasında görsellere de yer veren Goularas giyim, mezar taşları, şehir tabelaları gibi pek çok obje ve kültürde bu insanların halen Selanik kimliğini yaşattığına dikkat çekti.

Gökçe Bayındır Goularas

Sonraki konuşmacı Kaan Temizel Tuzla Tahaffuzhanesi’nin mübadele sürecindeki önemine değinirken tahaffuzhanenin tarihine de ışık tuttu. Temizel konuşmasının diğer bölümünde ise Tuzla’ya mübadele döneminde çok sayıda insan gönderen Kılkış şehri hakkında tarihsel bilgiler verirken, Türklerin Kılkış’ta yaşadığı döneme ait kültürel ve tarihsel bilgiler de sundu. Temizel konularla ilgili çeşitli fotoğrafları da katılımcılara sundu.

Kaan Temizel

Son konuşmacı ise İskender Özsoy’du. Özsoy mübadele döneminde ve sonrasında birbirinden farklı yaşanmış pek çok drama yer verdi. Dil, yabancılık hissi, ekonomik sorunlar, göç yollarındaki hastalık ve ölümler, yeni vatana uyum ve benzeri pek çok soruna değinen Özsoy mübadillerin yeni hayatlarına tutunurken gösterdikleri azime vurgu yaptı.

İskender Özsoy

Soru –Cevap kısmında dinleyenler tahaffuzhane, mübadil-muhacir ayrımı ve mübadillik kavramları üzerine konuşmacılara soru yöneltti. Cevapların ardından  günün onur konuğu olan 1 Mayıs 1914 Yanya doğumlu 1. kuşak mübadil Lütfü Karadağ’a onur plaketi verildi. Kendisi kısaca hissettiklerini anlatırken yanında getirdiği görsel arşivlerden bazılarını izleyicilere sundu.

Lütfü Karadağ

Katılımcıların yoğun ilgiyle dinledikleri sempozyum son derece tatmin edici ve merakları giderici bir etkinlik olarak hafızalara kazındı.


SELANİK’TEN TUZLA’YA MÜBADELE SEMPOZYUMU-2

Selanik'ten Tuzla'ya Mübadele Sempozyumu - 2Mübadelenin 88.Yıl Dönümü Anma Günü EtkinliğiEtkinlik Davetiyesi
Bu sene Lozan Mübadilleri Vakfı ile birlikte ikincisini düzenlediğimiz “Selanik’ten Tuzla’ya Mübadele Sempozyumu”na ve “Mübadelenin 88. Yıldönümü Anma Günü etkinliklerimize tüm mübadiller, mübadil dostları ve Tuzla’lı hemşehrilerimiz davetlidir.Etkinliklerimizin programı yukarıdaki resimlerde görünmektedir. Resimlere tıklayarak büyük hallerini görüntüleyebilirsiniz.

Etkinliğe Facebook Üzerinden Katılım Durumuzunu Bildirmek İçin Tıklayın

19 ARALIK 2009

TUZLA SAHİL SİNEMASI

Tuzla Sosyal Dayanışma ve Yardım Derneği ile Lozan Mübadilleri Vakfı’nın birlikte organize ettikleri “Selanik’ten Tuzla’ya Mübadele” isimli sempozyum 19 Aralık 2009 Cumartesi günü Tuzla Sahil Sineması’nda yapıldı.

Katılımın son derece yüksek olduğu sempozyum Tuzla’da bir ilkti. Selanik, Kavala ve Girit’li mübadillerin iskan edildiği Tuzla’da mübadele ilk kez konuşuldu. Yerel ve ulusal basının da ilgi gösterdiği sempozyumun açılış konuşmasında Tuzla Sosyal Dayanışma ve Yardım Derneği Başkanı Nursen Temizel ilk sözü aldı;

Temizel konuşmasına kendi ailesinden verdiği anekdotlarla başladı. Kılkış Sevindikli köyünden gelmiş olan babasından ancak vefatına yakın zamanlarda kısıtlı bilgi alabildiğini, babasının tarifine göre 2002 yılında yaptığı Yunanistan ziyaretinde evi (sadece evlerin temellerinin kaldığı terkedilmiş bir köy) bulduğunu, bu süreçte hissettiklerini son derece etkili ve duygusal bir konuşmayla anlattı.

Temizel Lozan Anlaşması’nın yıldönümü olan 30 Ocak 2010 tarihinde saat 13:00’de mübadillerin Tuzla’daki ilk durağı olan Tahaffuzhane önünde sembolik bir “Mübadil Karşılaması” yapacaklarını, ve tüm mübadil çocuk ve torunlarını ellerinde kırmızı karanfillerle bu noktada karşılama törenine beklediklerini söyledi. Nursen Temizel bu etkinliği her sene tekrarlamayı hedeflediklerini de ekledi. Son olarak Temizel Tahaffuzhane binalarının “Mübadele Müzesi” olarak hizmete girmesi için belediye nezdinde çalıştıklarını söyleyerek bu proje için Belediye Başkanı ve Kaymakam’ın desteklerini istedi.

Daha sonra söz alan Lozan Mübadilleri Başkanı A.Ümit İşler yaklaşık 30 senedir Tuzla’ya her yıl gelip gittiğini, kendisi için özel anlam ifade eden bu ilçede böyle bir etkinliğin yapılmasından duyduğu sevinci dile getirdi. İşler kendi baba ve dedesinden dinlediği göç hikayelerini de konuşmasına ekledi.

Son açılış konuşmasında sözü yine bir mübadil çocuğu olan Tuzla Kaymakamı Mümin Heybet aldı. Yapılan bu etkinlikten son derece memnun olduğunu söyleyen Heybet mübadelenin Türkiye yakın tarihine olan etkileri ile bıraktığı sosyolojik izler üzerine konuştu. Heybet son olarak “Mübadele Müzesi” projesine tam destek verdiğini ve belediye ile bu konu üzerine birlikte çalışacaklarının sözünü verdi.

Açılış konuşmalarının ardından Nursen Temizel sempozyum konuşmacıları ve oturum başkanını anons ederek sahneye davet etti. Lozan Mübadilleri Genel Sekreteri Sefer Güvenç’in oturum başlanlığını yaptığı sempozyumun konuşmacıları sırasıyla;  Gökçe Bayındır Goularas, Tutku Vardağlı, İskender Özsoy ve Kaan Temizel’di.

İlk konuşmayı yapan Gökçe Bayındır Goularas sunumunda “Osmanlı Dönemi Selanik Vilayeti” üzerine içeriği son derece zengin bir sunum yaptı. Kendisini mübadele üzerine araştırma yapmaya iten nedenleri kendisinin de bir Selanik’li dedenin torunu olması ve yüzyılın bu en büyük göç hareketinin yeterince objektif ve detaylı bir araştırmaya tabi tutulmaması olarak sıralayan Goularas konuşmasında Selanik ve Selaniklilik bilinci, şehrin Osmanlı dönemindeki sınırları, kazaları, nüfus yapısı üzerine görsel verilerle desteklenmiş detaylı bilgiler verdi.

Bölgenin çok milletliliği ve coğrafi önemi üzerine istatistiki bilgiler de sunan Goularas hangi etnik kimliğe bağlı olanların hangi mahalle ve bölgelerde yaşadığını, hangi bölgelerde hangi dillerin konuşulduğu, hangi dinin hangi kesimlerde yoğunlukta olduğuna dair son derece önemli tespitlerini aktardı. Goularas müslümanların Selanik’te yoğunlukta kaldığı yerleri de yine görsellerle anlattı.

Bu dönemde Türk veya müslümanların kendi aralarında ekonomik sınıflarına göre hangi bölgelere dağıldıklarına da ışık tutan G.B Goularas geleneksel Selanik Türk evlerinin fiziki ve kullanım özelliklerini, ayrıca Türk mahallelerinin isimleri, camileri, tekkeleri, dükkanları üzerine de çeşitli istatistiki bilgiler aktardı.

1430’da 1.Murat ile Osmanlı hakimiyetine giren Selanik’in Osmanlı ve Avrupa için neden çok önemli bir yer olduğunu, Osmanlı’nın pek çok ilkinin burada yaşandığını anlatan konuşmacı şehrin ekonomik ve siyasal tarihi üzerine de önemli bilgiler verdi (Jön Türk hareketi, ilk sendikalaşma örnekleri vb.)

Konuşmanın sön bölümünde Selanik’in basın ve eğitim konusunda da son derece önemli bir merkez olduğunu anlatan Goularas İstanbul’a oranla daha bağımsız bir basının burada bulunduğuna dair bilgilere ve Abdülhamid’in bu şehre yaptığı eğitim yatırımlarına da konuşmasında yer verdi. Goularas dinleyenleri selamlayarak konuşmasını tamamladı.

İkinci konuşmayı yapan Tutku Vardağlı ise “Mübadele Öncesi Selanik: Bir Görsel Bellek Alanı olarak Kartpostallar” üzerine zengin ve tarihi görsellerle desteklenmiş bir sunum yaptı.

Uzun süredir yoğun uğraşılarla elde ettiği mübadele öncesi Selanik kartpostallarından sempozyum için özel bir seçki hazırlayan Vardağlı Selanik’te dönemin sosyal, mimari yapısını ve müslüman mahallelerini gösteren kartpostalları sundu.

Mübadillerin geride bıraktıkları “memleket” e olan özlemlerinin sadece veda ettikleri evlerinden değil, ayrıca alışa geldikleri sosyal yaşamdan kopmalarına da bağlayan Vardağlı, mübadillerin bu yitirdiklerinin üzerine yeni bir yaşam kurmak için çok çabaladıklarını da söyledi.

 

 

Özellikle II.Meşrutiyet dönemi kartpostallarının mübadele dönemi Selanik’i için son derece önemli görsel bilgiler sağladığını söyleyen konuşmacı ayrıca bu kartpostalların yakın zamanda eski “memleket”ini ziyaret edenlerin tanıdık görüntülerle karşılaşmamasından kaynaklanan hayal kırıklığını bir nebze giderebileceğini söyledi.

 

Sunumda kullandığı kartpostalları Selanik Belediye Kütüphanesi ve İstanbul Nadir Eserler Kütüphanesi’nden edindiğini aktaran Vardağlı mübadillerin hafızasındaki Selanik şehrinin 1869 yılında yapılanmaya başladığını, eski surların yıkılmasının ardından şehrin denizle buluştuğunu ve deyim yerindeyse “nefes aldığını” söyledi. Konuşmacı daha sonra seçkisindeki kartpostalları açıklamalarıyla birlikte izleyicilere sundu ve konuşmasını dinleyenleri selamlayarak tamamladı.

Üçüncü konuşmacı İskender Özsoy “İki Vatan Yorgunları” isimli konuşmasına başlarken Tuzla’da ilk kez “memleket” kavramının konuşulduğunu söyledi.

1922 yılında Tuzla’nın eski sakinleri rumların burayı gönülsüz terkettiklerini aktaran Özsoy mübadelenin gerçekleştiği 1924 yılına kadar olan süreyi Tuzla’nın kendini “yerli” diye tanımlayan 8-10 aileyle geçirdiğini anlattı.

Yeni Tuzla’lıların yani mübadillerin vapurla gelişini hikaye tadında aktaran Özsoy mübadillerin geldikleri şehir ve köyler üzerine de bilgiler verdi. Bugünkü Tuzla’nın nüfus yapısını oluşturan göçmenlerin “memleket”leri üzerine de konuşan Özsoy mübadillerin ikili bir hayat yaşamak zorunda kaldıklarını söyledi.

200’e yakın mübadille röportaj yapmış olan İskender Özsoy birinci ağızlardan dinlediği “memleket” anılarından ve Atatürk’ün mübadiller üzerindeki olumlu etkisinden de örnekler verdi.

Mübadillerin Balkan harbinin sonundan mübadelenin gerçekleştiği yıla kadar olan 12 senelik sürenin son derece zor geçirdiğini belirten Özsoy Türkiye’ye geliş sonrasında da zorlukların şekil değiştirerek devam ettiğini vurguladı. Mübadillerin oradayken dinini özgürce yaşama, ürettiğini rahatlıkla satma, eğitim alma gibi özgürlüklerinin kısıtlandığını, hatta çeşitli Bulgar ve Rum çeteler tarafından rahatsız edildiklerini aktaran Özsoy göç sonrasında da ciddi bir uyum sorunu yaşandığını vurguladı. Mübadiller ile yerli halk arasındaki kaynaşmanın uzun süre gerçekleşemediğini anlatan konuşmacı mübadillere takılan lakaplar, hor görülme, birbirlerinin evinin önünden geçmeme, hatta ve hatta kısa sürse de camilerin ayrılması gibi tatsız süreçlerin yaşandığından söz etti.

Zor da olsa mübadillerin hayata tutunup kendilerini yeni vatanlarına entegre edebildiklerini anlatan Özsoy zor ve acı geçen bu sürecin anlatımının da gönüllerde burukluk bırakacağını düşünerek bazı komik mübadil anılarını da dinleyenlerle paylaştı.

İskender Özsoy tüm mübadil ve mübadil dostlarını selamlayarak konuşmasını tamamladı.

                Son konuşmacı Kaan Temizel ise “Mübadele Öncesi Tuzla” başlıklı sunumunda Tuzla’nın tarihinden söz etti.

                Temizel Tuzla’nın eski isimleri hakkında bilgiler verirken aynı zamanda buranın mübadelenin gerçekleştiği 1924 yılına kadar bir Rum köyü olduğunun altını çizdi ve Osmanlı dönemindeki bazı nüfus bilgilerini dinleyenlerle paylaştı. Tuzlanın Bizans döneminde tam bir dini merkez olduğunu söyleyen Temizel bugün ayakta durmayan bögenin uzak ve yakın dönem tarihi manastır, kilise ve ayazmaları hakkında detaylı bilgiler verirken bölgede yaşamış Ortodoks dini keşişleri üzerine de konuştu.

                Tuzla’da halen ayakta kalan cami ve bakımsız çeşmeleri üzerine görsellerle desteklenmiş bilgiler aktaran Temizel çeşmelerin restorasyonu, kitabelerinin hatalı tercümesi gibi problemler için Kaymakam ve Belediye Başkanı’ndan destek istedi.

                Tuzla’da bulunmuş misyoner anılarından ve Osmanlı döneminde Tuzla’da faaliyet göstermiş yabancı menşeili tuğla fabrikasından da bilgiler veren konuşmacı mübadele öncesi dönemde Tuzla’dan kendi isteğiyle Yunanistan ve ABD’ye giden rumlardan da söz etti. Bunların bir kısmının bilgilerinin elinde olduğunu söyleyen Temizel 1919 Tuzla doğumlu Yunanistan’ın efsanevi futbolcusu Kleanthis Maropoulos hakkında da bilgiler verdi.

Konuşmasının son bölümünde mübadillerin Tuzla’da ilk durağı olan tahaffuzhane (karantina) hakkında bilgiler veren Temizel buranın açılış nedenleri, içindeki binaları ve mübadele sürecindeki kullanım şekli üzerine anekdotlar aktardı. Tahaffuzhanede görev yapan Kızılay doktorlarının ve memurlarının beyanları üzerinden çeşitli göç yolculuğu bilgilerini dinleyenlerle paylaşan Kaan Temizel konuşmasını konukları selamlayarak tamamladı.

Konuşmaların ardından Sefer Güvenç özellikle tahaffuzhanenin Tuzla ve Mübadele için öneminden bahsetti. Mübadele kavramının yaygın olarak konuşulmaya ve tartışılmaya başlanmasından duyduğu mutluluğu ifade eden Güvenç benzer organizasyonların artarak devam etmesi için çalışmakta olduklarını söyledi. Güvenç aslında Selanik vilayetine bağlı yerlerden gelmeyen mübadilin bile kendisini “Selanikli” olarak tanıtmasını iki sebebe bağladı. Selanik’in memleketlerini terk ettikleri, topraklarına “elveda” dedikleri son liman olması ve mübadillerin büyük kurtarıcı olarak kabul ettikleri Atatürk’ün Selanik’li olması.

Soru –Cevap kısmında dinleyenler tahaffuzhane, mübadil-muhacir ayrımı ve mübadillik kavramları üzerine konuşmacılara soru yöneltti. Cevapların ardından  Tuzla’da halen hayatta olan birinci kuşak mübadil Ramazan Eser’e onur plaketi verildi. Kendisi kısaca hissettiklerini ve mübadele serüvenini anlattı. Daha sonra konuşmacılara da plaketleri verilerek sempozyuma kısa bir ara verildi.

Aranın ardından Tuzla Sosyal Dayanışma ve Yardım Derneği Kadınlar korosu rumeli türkülerinden oluşan kısa bir dinleti sundu. Hep bir ağızdan söylenen türkülerin ardından Tuzla mübadilleri ve konuya ilgi duyan pek çok kişi bu tür organizasyonların devamını istediklerini söylerken salondan tatmin ve memnun olmuş yüz ifadeleriyle ayrıldı.